Kur'ân-ı Kerimin İ'rabı (Yeni)
Hadisi Şerifler ve izah (Yeni)
İbretlik önemli meseleler


  • Ders Kayıtları
  • Derslerden alıntılar
  • Sohbetler
  • Sohbetlerden alıntılar
  •  
    « Eklenenler »
    SOHBET -gavur aşıklığı
       
    Kabir azabı yok diyenler var!
    Bir kavme benzeyen onlardandır
    kâfirler Cehennemde zincirlerle
       
       
       
       
    « Ders kayıtları ve bilgiler »
    Feraiz Ahkâmı
    İbretlik çok önemli meseleler
    Alışveriş Ahkâmı
    Akaid ile ilgili meseleler
    Sağlıkla ilgili meseleler
    Yüksek derslerden alıntılar
    Yüksek Fıkıhtan alıntılar
    Alışverişte Dikkat !
       
       
    Meâlcilik tehlikesi! (Önemli)
    Mezheb taklidi karmaşası !
    Dünya alimleri (Mektubat Sesli)
       
    Programlar ve uygulamalar
    Güvenlik (Programlar)
    Sağlıkla ilgili önemli bilgiler
    Hat dersleri
    Videolar
      İLETİŞİM :
    » medresedersleri@msn.com
       
    Copyright 2010 Tüm Hakları Saklıdır
     
     
     
    Küfür lafızları (Dinden çıkaran
    sözler
    )
    ile ilgili dersler için tıkla !
    (1 sayfa) (2 sayfa)
       
    İddet bekleyen kadınlar (DİKKAT)
    Günümüzde Kadınlar İddeti işde çalış- maya devam ederek geçiriyor: HARAMDIR
    Evden dışarı bakkala dahi çıkamaz...
    Evden dışarı Adımını dahi atamaz...

    "Apaçık bir hayâsızlık yapmaları dışında onları (iddet süresince) evlerinden çıkarmayın, kendileri-
    de çıkmasınlar."
    (Talâk Sûresi ; 1)
     
    İsmailağa camii imamı "Kaza na-
    mazı yok diyenler var!
    Böyle diyene ;
    İmam Azam (Rh), İmam Şafi (Rh) var
    diyor. Ben senin dediğini almıyorum
    İmam Azam (Rh), İmam Şafi (Rh) nin
    dediğini alıyorum deyin muhatap olma-
    yın" demiş...
    (Güzel söze ne denir )
     
       
      _Önemli kısa kayıtlar  
     
    Altın, gümüş, döviz veresiye olmaz
    Faiz alan veren helâlleşsede olmaz
    İNŞAALLAH Müslümanım denmez
    Fiyat takdir etmek Mekruhtur
    Karaborsacılık Tahrimen Mekruhtur
    İçmesi haram olanın parasıda haram
    Borcu altına, dövize çevirme olmaz
    Fasit alışveriş Faiz gibidir (Hanefide)
    Fasit satışı iptal edeceksin
    Zarar sermaye kâr anlaşmaya göre
    Damada altın takma (kutuya koy)
    Erkek çocuğa altın takma (kutuya)
    Bu istediğim gibi adam değil diyor
    İkinci evliliğe heves etme
    Altın gümüş kap ve eşya yasaktır
    Altın eşyayı kadın erkek kullanamaz
    Nazar boncuğu şirktir(kullanmayınız)
    Erkeğin erkeği öpmesi mekruhtur
    Toki'den ev almak caiz mi ?
    Demir ,bakır, çelik, yüzük kullanma
    Doktor sadece ilgili yere bakabilir
    Börekçilerde domuz kılı fırçalar
    Hocaların bağırıp çağırması kerihtir
    Kredi kartı caiz değildir
    Şarabı kafirede satamazsın
    Faiz yiyenin şahitliği kabul edilmez
    Emanet parayı sakın kullanma
    Çalgı meclisinde oturmak fasıklık
    Hırsızlık malını alamazsın
    Ekmeği israf (açlık giydirildi)
    Kur'ân-ı Kerim para ile okunmaz
    Dükkanı içki satana ve bankaya
    kiraya veremezsin...
    Kadını sıkma zeytin hesabı yapma
    Kadını sıkma ikramda bulunsun
    Kadın erkeğe alıcı gözle bakamaz
       
       
     
     
    iblisin oyunlarından biri ikinci eş
    vesvesesi ;
    ikinci ikinci dersin bir bak
    mışsın birinciden de olmuşsun. Kadınla-
    rıda evliliği yıkılsın diye başka hayallere
    sevk etmeye çalışabilir. Kadın birde dizi
    seyrediyorsa zaten o konu dışı !
     
    Boşanan kadın nafaka alamaz;
    Boşanan ve iddeti biten kadın nafaka
    alamaz (iddeti zaten kocasının evinde bekleyecek) Ahirete borçlu gitmesinler çevremizi uyaralım...
     
    Halvet meselesi ; Namahrem olan ka
    dın ve erkek kendilerinden başka kimse
    bulunmayan bir odada yalnız kaldıkları
    zaman "zina yapmışlar" gibi günaha gir-
    me tehlikesinde olduklarını bilmeliler..
     
     

    ALLAH'IN İZİN VERMEDİĞİ BİR ŞEYİN OLMASININ İMKAN VE İHTİMALİ YOKTUR...

    “Cebbar olan ALLAHın taksimine razı olduk. Bize ilim verdi, düşmanlarına mal verdi.” Hz Ali RA


    "Zühd ve takvanın cahillik ile beraber toplanması sahih olmaz" (Talimul Müteâllim)


    Web sitesinin yıllar evvelki hali !
    (Ancak orada bazı güncellenen şeyleri bulamayabilirsiniz)

    Eski site "dirilenkalpler.com"
    (İçinde faydalı bilgiler var ancak şu an yayında değildir)



    Peygamber Efendimiz SAV dövme yapana ve yaptırana
    kaş alana ve aldırana , erkek elbisesi giyen kadına ve
    kadın elbisesi giyen erkeğe LANET ETTİ ...
    (Pantolonla gezmemeli kızlar kadınlar)

    Harun Reşid ve Süfyan-ı Sevri (ALLAH Onlardan Razı olsun)

    Harun Reşid halife olunca, eski bir dostu ve arkadaşı olan Süfyan'ın da kendisine gelmesini bekler.
    Süfyanı Sevri ziyarete bir türlü gelmeyince
    Derken Harun Reşid artık dayanamaz ve bir mektup yazıp Süfyan-ı Sevrî'ye gönderir. Mektubunda biraz da sitemle:
    " Herkes geldi biat etti, alacağını aldı. Hâlbuki benim gözlerim hep seni bekledi durdu." der.

    Birgün, Halife Harun Reşid’in temsilcisi, Kûfe camiinde arkadaşlarıyla birlikte ders yapmakta olan Süfyan’ı bulup, halifenin mektubunu teslim etti. Süfyan, halifenin mektubunu görünce titredi ve bir yılandan uzaklaşır gibi mektuptan uzaklaştı. Sonra elini cübbesinin kollarına sokarak mektubu aldı, çevirip baktı. Arkadaşlarından birine uzattı:“Alınız, biriniz şunu okusun; çünkü bir zalimin eliyle yazılmış mektuba elim dokunmasın” dedi. Arkadaşlarından biri mektubu açıp okuduktan sonra Süfyan:“Kağıdın arkasına söyleyeceğim sözleri yazınız” dedi. Arkadaşları:“Temiz bir kağıda yazsak daha iyi olmaz mı?” diye itiraz ettilerse de Süfyan kabul etmedi:

    “Hayır! Zalime, mektubunun arkasına yazınız. Mektubun kağıdını helalden kazandıysa ne ala. Haramdan kazandıysa cezasını çekecektir. Bir zalimin kağıt parçası bile yanımızda kalmasın.”

    Sonra şu mektubu yazdırdı:

    “ALLAH'ın günahkar kulu Süfyân-ı Sevri’den, imanın zevkinden mahrum, geçici emellerin verdiği gurur ile başı dönmüş Harun Reşid’e:
    “Seninle her türlü alakayı kestiğimi, dostluğu terkettiğimi beyan etmek için bu mektubu yazdırıyorum. Çünki sen, mektubunda müslümanların hazinesine tecavüz ederek onların mallarını haksız yere dağıttığını açıkça söylüyorsun. Sanki bu tecavüzün yetmiyormuş gibi, yazdığın mektubunla beni de kötü işine şahit tutuyorsun. Binaenaleyh, ben ve benimle beraber mektubunu dinleyen arkadaşlarım, yarın ilahi huzurda senin hakkında şehadet edeceğiz. Ey Harun, Müslümanların rızası olmaksızın onların hazinelerine nasıl tecavüz ettin?.. Acaba senin bu tecavüzüne memnun olan bulundu mu?!.. Senin bu hareketinden, mücahidler, gaziler, alimler, yetimler, bütün iyi insanlar ve halk, memnun mudurlar?”

    Bu mektubu okuduğu zaman Harun Reşid’in gözleri yaşarmış ve ölünceye kadar her namazı müteakib bu mektubu okumaya devam etmiştir.

    (Not : Harun Reşid ALLAH dostudur, Süfyani Sevri Hzlerine de Harun Reşid Hzlerine de ALLAH Rahmet Eylesin)



    İhya-u Ûlumiddin (Devam)

    Muhakkak ki kulun amelleri, kulu müdafaa eder ve korurlar. Bu bakımdan azap, ayaklar tarafından geldiği zaman gece ibadeti gelip o azabı kovar ve siper olur. Eller tarafından geldiğinde, ellerle verilen sadaka gelir onu defeder.

    Ünsiyet ve muhabbete gelince, onlar insanı saadete erdiren sıfatlardandırlar. Onlar kulu, mülâkat ve müşahedenin lezzetine vardırırlar. Bu saadet hemen ölümün akabinde çarçabuk tahakkuk eder ve cennette ALLAH'ın cemâlini görünceye kadar devam eder. Bu bakımdan kabir, cennet bahçelerinden bir bahçe olur. Böyle bir kimse için kabir nasıl cennet bahçelerinden bir bahçe ol-masın! Oysa böyle bir kimsenin bir mahbubdan fazla mahbubu yoktu. Dünya alâkaları da o mahbubu daimi şekilde anıp, onunla yakınlık kurmaktan kendisini alıkoyuyordu. Onun cemâlini mütalaa etmeye mâni oluyordu. Bu bakımdan o alâkalar ortadan kalkmış, kişi hapisten kurtulmuş, sevdiğiyle başbaşa kalmış... O halde, alâkalardan emin, mânilerden selim ve sevinçli bir durumda sevdiğinin huzuruna varır. Dünyanın aşığı ölüm çağında nasıl üzülmesin? Oysa onun sevdiği dünyadan başka birşey değil.

    Dünya ise kendisinden alınır, kendisi ile dünya arasında ölüm perdesi gerilir, dünyaya dönüş yolları kendisi için kapanır. Bunun için şöyle denilmiştir:

    Bir dostu olup da kendisini bırakanın hali ne olacaktır? Ölüm yokluk değildir. Ölüm kulun dünyadan ayrılması ve ALLAH'ın huzuruna varmasıdır.

    Durum bu ise âhiret yolunun yolcusu, amel, fikir ve zikirden ibaret olan bu üç sıfatın sebeplerine devam eden bir kimsedir. Bu sıfatlar, onu dünya şehvetlerinden kesen sıfatlardır.Dünyanın lezzetlerini kendisine çirkin gösterirler. O lezzetlerden kendisini alıkoyarlar. Bütün bunlar ancak beden sıhhatiyle mümkün olur. Bedenin sıhhati de ancak azıkla elde edilir. Elbise, mesken ve bunlara benzer birçok sebeplere muhtaçtır. Bu bakımdan bunlardan lâzım olan miktarı, dünyadan âhirete sarfetmek için aldığı zaman, dünya âşıklarından sayılmaz. Dünya onun hakkında âhiretin tarlası olur. Eğer onları nefsinin zevki için ve lezzetlenme maksadıyla alırsa dünyanın âşıkları'ndan olup lezzetlerine rağbet gösterenlerden sayılır. Ancak dünyanın lezzetlerine rağbet göstermek, sa-hibini ahiret azabına maruz bırakan ve haram olan şeyler, sahibiyle yüce dereceler arasına perde gibi gerilir. Sahibini uzun uzun hesap vermeye maruz bırakan ve kendisine helâl ismi verilen şeye taksim olunur. Basiret sahibi bilir ki muhasebe için kıyamet meydanında uzun durmak da azaptır. Bu bakımdan hesap için bekletilen bir kimse üzülür.56 Zira Hz. Peygamber (Aley şöyle buyurmuştur:

    Diğer bir rivayet şöyledir: Dünyanın helâli azaptır'. Ancak bu azap, haramdan gelen adaptan daha hafiftir. Katta dünyanın helâlinden ötürü hesaba çekilmek olmasa dahi, cennette kaçırdığı yüce dereceler ceza bakımından yeter de artar!.. Kalbin o hakir, hasis, temelsiz lezztlerden dolayı çektiği hasret de azaptır. İşte dünyadaki halini buna kıyas et! Akran ve emsaline baktığın zaman dünya saadetleriyle senden öndeyseler, kalbin nasıl o saadetleri elde etmediğinden paramparça olur. Oysa biliyorsun ki o saadetler geçicidir. Bulanıklarla karışır. Onların duruluğu yoktur. Acaba büyüklük vasfı olmayan bir saadetin ve zamanla akıp giden ve so-nuna ulaşmak imkânı bulunmayan bir mutluluğun elden gitmesi hususunda halin ne olacaktır? Bu bakımdan, dünyada velev ki bir kuşun sesiyle (ötüşüyle) veya bir yeşilliğe bakmak suretiyle veya bir yudum soğuk su içmekle lezzetlenen bir kimse mutlaka ahirette onun kat kat lezzetlerini kaybeder. Hz. Peygamber'in Ömer'e hitaben buyurduğu şu hadîs-i şerîfiyle bu mânâ kastedilmiştir:

    Hz. Peygamber bu sözüyle Hz. Ömer'e ikram edilen soğuk suya işaret ediyor. Sualin cevabına maruz -o sualde zillet, korku, tehlike ve bekleme vardır- kalmaya işaret etti. Bütün bunlar nasibin eksikliğindendir ve bunun için de Hz. Ömer 'Bunun hesabını benden uzaklaştırın' demiştir. Bu sözünü, susadığı ve kendisine soğuk bal şerbeti takdim edildiği ve elinde onu evirip çevirdiği ve sonra içmekten vazgeçtiği zaman söyledi. Dünyanın azı ve çoğu, haramı ve helâli lanete uğramıştır. Ancak ALLAH'ın takvâsına yardım eden kısım hariç... Zira bu kadarcığı dünyadan değildir. Kimin mârifeti daha kuvvetli ve daha sağlamsa, dünya nimetinden korunması daha şiddetlidir. Hatta İsa (a.s) uyuduğu zaman başını bir taşa koydu. Sonra o taşı da attı. Zira İblis kendisine görünerek şöyle dedi: 'Sen dünyaya rağbet ettin!




    İlahiyatçılar neden sapıyor ve saptırıyor?
    (Önemlidir 10 dakikanızı ayırıp okuyun ihmal etmeyin)




    Fasit alışverişleri öğrenelim !
    Alan Razı veren razı diyorsunda MEVLA Razımı onu
    soruyor musun ? Haram olan şeyde senin Rızana
    bakılır mı ? KISA KAYIT TIKLA

    Fasit alışveriş Hanefi mezhebinde faiz gibi haramdır

    İHYA-U ULUMİDDİN DEVAM (Yeni) :

    İkinci Kısım

    Birinci kısmın tam zıddı ve en uzağında olan şeydir. O da içinde acil lezzet olan ve ahirette asla meyvesi olmayan şeylerdir.Bütün günahlardan zevk almak, ihtiyaçlardan fazla olan mübah şeylerle nimetlenmek, zaruretin dışında olan, refah ve konforlu yaşama dahil olan şeyler gibi... Altın ve gümüş istiflerden, bağlanıp beslenen atlardan, evcil hayvanlardan, ziraattan, köleler, cariyeler, aygırlar, koyun sürüleri, köşkler, evler, kıymetli elbiseler ve yemeklerin lezzetlerinden lezzetlenmek gibi... Bu bakımdan kulun bütün bunlardan olan nasibi kötülenen dünyadır. Fakat fuzulî sayılan veya ihtiyaç yerinde sarfedilen şeyler hakkında uzun bir düşünce silsilesi vardır.

    Hz. Ömer'den rivayet ediliyor ki, Ebu Derdâ'yı Humus'a vali tayin etti. Vali bir gölgelik yapıp oraya iki dirhem sarfetti. Bunun üzerine Hz. Ömer valiye şunu yazdı:

    Mü'minlerin emîri Hattab oğlu Ömer'den Ebu Derda'ya... Senin için Faris ve Rumlar'ın -ALLAH onları tahrip etmek istediği zaman- dünyanın tamirine yetecek kadar binaları vardır. Bu bakımdan sana şu mektubum ulaştığı zaman seni aile efradınla Şam'a sürgün ediyorum!54
    Ebu Derdâ ölünceye kadar Şam'da kaldı. İşte Hz. Ömer, dünyanın bu kadarını fuzulî görmüştür. Bu bakımdan bu hususta düşün!

    Üçüncü Kısım

    Birinci ve ikinci kısım arasında bulunan kısımdır. O da âhiret amellerine yardımcı olan âcil rızıklardır. İnsanoğlunu, ilim ve amele ulaştıran, varlık ve sıhhatini devam ettirmesi için gereken herşey böyledir... Pek fazla pahalı olmayan kaba bir gömlek ve yemeğin normal miktarı gibi... İşte bunlar -birinci kısım gibi- dünyadan sayılmazlar. Çünkü bunlar birinci kısma yardımcı ve vesiledirler. Bu bakımdan kul, ilim ve amel hususunda kendisine yardımcı olsun diye bunları elde ederse dünyaya daldı denilmez ve bu yüzden dünya yavrularından olmaz: Eğer kulun teşvikçisi, takvâ hususunda yardımcı olsun diye değil de sadece geçici lezzeti temin ise, o vakit ikinci kısma iltihak eder ve kötülenen dünyadan sayılır. Ölüm çağında kulla beraber ancak üç sıfat kalır:

    1.Kalbin kirlerden temizlenmesi

    2.ALLAH'ın zikri

    3.ALLAH'ı sevmesi

    Kalbin saflığı ve temizliği, ancak dünya şehvetlerinden menedilmekle elde edilirler. ALLAH'ın zikriyle yakınlık kurmak ise, ancak ALLAH'ı anmak ve buna daimi bir şekilde devam etmekle elde edilir. Sevgi ise ancak mârifetle elde edilir. ALLAH'ın mârifeti ise ancak daimi bir şekilde düşünerek, tefekkür etmekle elde edilir. İşte bu üç sıfat kurtarıcı, ve ölümden sonra saadet getirici sıfatlardır. Dünya şehvetlerinden kalbi temizlemeye gelince, o kurtarıcı sıfatlardandır. Çünkü kul ile ALLAH'ın azabı arasında siper olur. Nitekim bu durum haberlerde de vârid olmuştur.



    Diyanetin 2015 yılı faiz geliri 179 bin tl civarı
    (Sayıştay Raporu)

    MİLLETE FETVA VEREN DİYANETİN FAİZ GELİRLERİ !!!

    (Gerçi faiz haramdır diye bir hutbe verildiğini hatırlamıyoruz 20-30 senedir!)

     



    بسم الله الرحمن الرحيم

    أَفَتُؤْمِنُونَ بِبَعْضِ الْكِتَابِ وَتَكْفُرُونَ بِبَعْضٍ فَمَا جَزَاء مَن يَفْعَلُ ذَلِكَ مِنكُمْ إِلاَّ خِزْيٌ فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا


    "Yoksa siz Kitab'ın bir kısmına inanıp, bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz?
    Artık sizden bunu yapanın cezası, dünya hayatında rezil olmaktan başka bir şey değildir.
    Kıyamet gününde ise onlar azabın en şiddetlisine uğratılırlar."
    (Bakara Sûresi 85)
    (HEM DÜNYADA REZİLLİK, HEM AHİRETTE ŞİDDETLİ AZAB)



    Dostumuz abd dostumuz abd deyip durmayın !
    "yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar.
    Sizden her kim onları dost edinirse, o onlardandır.”
    Ayeti Kerime Meâli Şerifi (Mâide: 51)

    “Ey iman edenler! küfrü imana tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi dost
    edinmeyin.Sizden kim onları dost edinirse, işte onlar zâlimlerdir.”
    (Tevbe: 23)

    (dost değil takiyye yapıyorlar diyen olursa ; adamlar sana dostum diyor mu,
    başınıza silahmı dayadılar, ölüm tehdidi ile cebr mi ettiler dostum diyorsunuz ?)


    Timurtas Hocadan çok güzel bir sohbet ; Toplumun yıkılması , nazar , bakış, iffet ....




    Bazı nurculardan "fetret devrindeyiz" gibi sözler duyduğunuzda onları uyarınız fetret devri iki
    Peygamber (AS) arasındaki devre denir. Bunların bunu derken amaçları nedir bilmiyoruz ama
    ikaz edin bu sözleri söyleyen kişileri...






    demokraside hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir diyor !
    ALLAH u Teâlâ Âlemleri yoktan var etti ve Hakimiyeti kimseye bırakmadı...

    KAYITSIZ ŞARTSIZ HAKİMİYET ALLAH A MAHSUSTUR (millete değil)
    Bir başka misal: demokraside eşitlik ilkesi İSLAM Miras Hukukundaki ALLAH ın Hükmü olan taksime muhaliftir...

    لَا يُشْرِكُ فِي حُكْمِهِ أَحَدًا
    "O, Hükmüne hiçkimseyi ortak etmez" (Kehf 26)
    ------------------------------------------------------------------------------------------------------------


    Lüzumsuz soru sorma tehlikesi ;
    Ey iman edenler! Size açıklandığı takdirde sizi üzecek olan şeylere dair soru sormayın.
    Eğer Kur'an indirilirken bunlara dair soru sorarsanız size açıklanır.
    (ALLAH sizi o şeylerden muaf tutmuş, yapmakla mükellef kılmamışken, sorup da başınıza
    iş açmayın) (Halbuki) ALLAH onları bağışlamıştır. ALLAH çok bağışlayandır, Halimdir
    (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)
    Sizden önceki bir millet o tür şeyleri sordu da sonra o yüzden kafir oldu
    (Maide Suresi 101-102)
    (Bakın iş nereye gitmiş ! Bu Ayetlerdeki buyurulanları ALLAH buyurdu, sorma denilen yerde sormayacaksın)

    Soru sorup kurcalamak bir başka iş, birde sorunun cevabı verildiğinde Peygamberin AS bildirdiğini beğenmemek ondan yüz çevirmek başka
    bir felaket. İSLAM i kat i bir hükme İtiraz etmenin küfre getirme tehli-
    kesine dikkat edelim ...





    BEDİÜZZAMAN GİBİ SÖZLERİ KULLANMAYALIM
    (Zamanın Yaratanı tabiri her hangi bir mahluk'a kullanılamaz) :
    El-Bedî eşi ve benzeri olmaksızın , misilsiz şekilde hayret verici şekilde
    Yaratan , emsalsiz , acaip hayrete mucib Alemler Yaratan demektir

    Suçunu Kadere yüklemenin cezası ;
    "Hz.Ömer'e (r.a.) bir gün bir hırsız getirildi, o da ona ''niçin hırsızlık yaptın?'' diye sordu. Hırsız
    ''ALLAH böyle takdir etti'' diyerek hırsızlık suçunu kaza ve kadere yükledi. Bunun üzerine Hz. Ö-
    mer (r.a.), elinin kesilmesini ve kamçı ile dövülmesini emretti. Bu çift cezanın sebebi kendisinden sorulduğunda şu cevabı verdi: ''Elinin kesilmesi hırsızlık yaptığındandır, dayak ise ALLAH'a iftira
    ettiğindendir'




    İHYA'DAN DEVAM (dünyanın zemmi)
    Bunlardan başka sayılması uzun sürecek daha nice gruplar vardır. O gruplar yetmişten daha fazladır. Hepsi sapıtmış
    ve doğru yoldan kaymışlardır! Onları yemek, elbise ve mesken ihtiyacı bütün bu felâketlere sürüklemiştir. Bu üç şeyin
    neler için istendiğini ve yeterli miktarını unutmuşturlar! Sebeplerin başlangıçları onları sonuçlarına sürüklemiştir. Bu du-
    rum, onları çıkılması müm-kün olmayan çukurlara düşürür!.. Bu bakımdan bu sebep ve meşgalelere ihtiyacın yönünü bi-
    len ve bunlardan gayenin ne olduğunu anlayan bir kimse dalabilir. Maksadının en son noktasının helâk olmamak için a-
    zık ve kisve ile bedenini korumak olduğunu bilen kimse bir işe, sanata dalabilir. Şöyle ki, eğer aza kanaat yolunu seçer
    se, meşgaleler kendisinden uzaklaşır, kalp boşalır. Ahiretin anılması kalbe hâkim olur. Himmeti ahirete hazırlanmaya sarf olunur. Eğer zaruret miktarını geçerse meşgaleleri çoğalıp biri diğerini davet eder. Sonsuza doğru zincirleme gider. Dolayısıyla himmetleri dağınık olur. Himmetleri dünyanın vâdilerine dağılan bir kimsenin, dünyanın hangi dere-
    sinde helâk olacağına ALLAH Teâlâ aldırmaz.


    İşte dünya meşgalelerine sonuna kadar dalanların durumu bu! Bir grup bu durumun tehlikesini sezmiş, dolayısıyla dünya-
    dan yüz çevirmiş, böylece de şeytan onlardan nefret ederek onları rahat bırakmamıştır. Rahat bırakmadığı gibi, dünya-
    dan yüzçevirdikleri halde bile onları saptırmıştır. Hatta bunlar da birçok gruplara ayrılmışlardır. Onların bir grubu zannetti
    ki dünya meşakkat ve mahrumiyet evidir. Ahiret de, ister dünyada ibadet etsin, ister et-mesin herkes için saadet evidir!
    Bu bakımdan bunlar sevabı, kendilerini öldürmekte, dünya meşakkatinden kurtulmak için intihar etmekte görmektedirler.
    Bu fikre Hind ehlinden olan birtakım âbidler yönelmişlerdir. Bunlar diri olarak kendilerini ateşe atıp intihar ediyorlar. Bu yap tıklarının, kendilerini dünya meşakkatinden kurtaracağını zannediyorlar.

    Başka bir taife de 'İntihar kurtarmaz, önce beşerî sıfatları öldürmek, onları tamamen nefisten kesmek lâzımdır. Saadet ancak, şehvet ve öfkenin kesilmesindedir' görüşündedirler. Böyle zannettikten sonra riyazâta giriştiler, nefislerine fazla-
    sıyla tazyik yaptılar Hatta bir kısmı riyazetin şiddetinden dolayı helâk oldu. Bazıları akıllarını yitirdi, mecnun oldu. Bazıları hasta düşüp yolu önünde kapandı.






    AYETİ KERİME MEALİ ŞERİFİ :
    "İnsanlar onlara: «düşmanlarınız size karşı ordu topladı,
    onlardan korkun.» dediklerinde, bu, onların imanını artırdı
    ve şöyle dediler: «ALLAH bize yeter. O ne güzel vekildir»
    .
    (Al-i İmran 173)


    İBRETLİK BİR HADİSE ;
    Büyük Alim İmam-ı Serahsi Hazretleri
    (ALLAH Ona Rahmet eylesin) - Rivayete göre - Zamanın hükümdarının vergi politika-
    larını eleştirdiği için 1073 yılında şehrin kalesinin kuyularından birine hapsedilir. Rivayete göre 15 sene hapis ve meşakkatli
    bir dönem denir . Onu ölüm veya yalnızlığamı terkettiklerini düşündüklerini bilemeyiz , İmam Serahsi Hazretleri (ALLAH Ona
    Rahmet eylesin) RABBİ ile başbaşa kalıp geceleri uzun nafile namazlar gündüz ise oruçlar tutar. Bu kuyudaki hapisliğinde ki-taplarından men edildi sanılsada Büyük İmam kuyunun başına toplanan talebelerine 30 ciltlik bir külliyat yazdırır . Kuyudan
    hiçbir kitabı olmadan ve ALLAH'tan başkasından yardım almadan talebelerine bağırarak yazdırdığı dönemlerden birinde "keş-
    ke kitaplarım yanımda olsaydıda size bu konuda daha çok şey söyleyebilseydim" dediği rivayet edilir.

    Cuma namazıyla ilgili bir bahsi yazdırırken öğrencilerden birisi insanın son derece teessürüne sebep olan şu notu düşer;
    "Bize bunları yazdıran insan ne cumaya , ne cemaate gidemeyen bir insandır"


    İmam bir gün bir talebesinin olmadığını nerede olduğunu sormasıüzerine başka bir talebe "arkadaşının abdest almaya gittiği-
    ni, kendisininde şiddetli soğuk yüzünden vazgeçtiği" cevabını verince ; İmamı Serahsi Hazretleri (ALLAH Ona Rahmet eylesin) talebesine"ALLAH seni affetsin! Soğuk yüzünden abdestten vazgeçmeye utanmıyormusun? Ben Buharada talebe iken bir gün sağlığımdan muzdarip idim ve günde 40 defa rahatsızlığım beni çaresiz bırakıyordu. Her defasında da abdest tazelemek için ırmağa gidiyordum. Öyle soğuktu ki, odama geldiğimde mürakkebi donmuş buluyordum, sonra onu göğsüme sürüyordum ve göğsümün harareti onu eritince notlarımı yazmaya devam ediyordum"

     

    بسم الله الرحمن الرحيم

    وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ مَنْ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ لَيَقُولُنَّ اللّٰهُۜ
    "Andolsun ki onlara sorsan: o Gökleri ve Yeri kim yarattı? Elbette muhakkak ALLAH diyecekler"
    (Zumer 38), (Lokman Suresi 25 de aynı Nazmı Şerif geçmektedir)

    Dikkat edin oradan لَيَقُولُنَّ leyegulunne fiilin başındaki "lam" harfi tekid içindir manayı kuvvetlendirir pekiştirir "elbette" Fiilin sonunda da nun u teşdid gelmiş ki bu da manayı kuvvetlendirmek ve tekid içindir. yani öyle
    bir cevap öyle bir kuvvetli bir ifade ki "ELBETTE , MUHAKKAK Kİ ALLAH YARATTI"

    Peki derler şeklinde mana neden verilmiyorda istikbal manası veriliyor ? Zira muzari fiile tekid nunu eklendi-
    ğinde muzarinin manasını istikbale TAHSİS eder..



    Ayette "taguta küfretmekle emrolunmuşlardı" Müslüman İSLAM dışı tüm sistemleri reddetmek
    mecburiyetindedir (tabiki Müslüman kalmak istiyorsa)

    GÜNAHLARA ALIŞMAK İLE İLGİLİ SOHBET ÇOK ÖNEMLİ SOHBETTİR ;
    GÜNAHLARA ALIŞMAK, ALIŞA ALIŞA GÜNAHLARI SAVUNMAYA BAŞLAMA BELASINA MÜBTELA OLMAK ,
    HATTA ARTIK GÜNAHINI UYARANA KIZMAYA BAŞLAMAK VE İŞİN KÜFÜR BOYUTUNA GİTMEYE BAŞLAMASI
    (iblisin GÜNAHLARI SÜSLEMESİ) Bela olarak kapıların açılması ve ferahlandıkları anda yakalanmaları...
      Kısa kayıtlar ;
    Günahı yapmak bişeydir ama alışıpta savunmak kafir olmaya sebeptir ALLAH muhafaza
    Günaha alışıpta sonra o günahı uyarana teşekkür edeceği yerde kızanlar var !
    Dünyaya HAYATI yaşamaya değil , DİNİ yaşamaya geldik ! İmtihandayız...
       
    İyi iş yaptıklarını sanarken Ahirette bir bakıyorsun günah kefesine konulmuş ... (hoparlöre tıkla)

    " Kendilerinin gerçekten güzel sanat yaptıklarını sandıklan halde dünya hayatında çabaları boşa gitmiş olanları"
    (Kehf Sûresi - 104)



    TALİM-ÜL MÜTEÂLLİM (HOCA SEÇİMİ)

    Hoca seçmeye gelince: En alim olanı, en vera’lı olanı, en yaşlı olanı seçmelidir. Ebu Hanife (r.aleyh) tefekkür ve teemmülden sonra Hammad bin Süleyman (r.aleyh) seçtiği gibi ve Ebu Hanife (r.aleyh) dedi ki: “Onu yaşlı, vakarlı, yumuşak huylu, sabırlı buldum. Onun yanında sebat ettim ve bittim- yetiştim.”

    Hocada bulunması gereken bazı vasıflar:

    İlimde ilerlemiş: Zira en ileri derecede ilme vakıf olandan okursa, kesin doğruyu elde etmiş olur.

    Vera’ sahibi: Vera, takva olanın ilmi fayda verir, zira insanlar büyüklere tabidir.

    Yaşlı: Bir beldede, ilmi ve takvası eşit iki hoca olsa, talebelerin daha yaşlı olanı tercih etmesi uygundur, zira onun himmeti daha fazladır. Şöyle söylenen söz doğru değildir: ‘Kitabın eskisini, hoca-nın yenisi seç’

    Yeniler kabiliyyetli olur fakat tecrübesi noksandır, zaman geç-tikçe ve değişik kimselerle muhatab oldukça hocanın şahsiyeti, vaka-rı, olgunluğu kemale erer. Bu durum aşikâredir.

    Yumuşak huylu: Buna hilm denir. Gazab anında ortaya çıkar. Sair zamandaki yumuşaklılık maksad değildir, gazab gerektiği anda yumuşak olursa işte hilm vasfını elde etmiş olur.

    Sabırlı: Meşakkatli işlere karşı sabırlı olmalı. Dersi tekrar etmede, iyice anlatmada usanmaz.



    Baksana, gemiye bindikleri zaman, dini yalnız O'na has kılarak (ihlasla) ALLAH'a
    yalvarırlar. Fakat onları salimen karaya çıkarınca, bir bakarsın ki, (ALLAH'a) ortak
    koşmaktadırlar.
    Ankebut Suresi (65)





    Sahabe RA döneminde tabiinden (RH) müctehitler vardı.
    Ve Sahabe RA onların görüşüne itibar ediyordu...
    (Dikkat :Sahabe RA Tabiinden RH Müctehide itibar ediyor)





    Kısa Ses kayıtlarını dinlemek için yanındaki hoparlörü tıklayınız !

     

    İmam-ı Gazâli - İhyâ'u Ulûm'id-din
    3.Cilt: Helak Edici Hususlar (Mühlikât)
    4.Kitap: Dünyanın Zemmi ;

    Sonra insan o mekanlarda yaşamak için durmadan çaba sarfeder, dükkanlar, pazarlar, tarlalar ve ziraat yerleri bu mekanların kısımlarıdır. Sonra elbiseler, sonra av eşyaları ve aletleri... Sonra aletlerin aletleri... Bazen hayvanlar da alet olur. Mesela av köpeği avın, sığır nadasın, at da savaşın aletidir. Sonra bunlardan da alış veriş ihtiyacı doğar. Zira çiftçi bir kimse çoğu zaman bir köyde oturur, o köyde çift aleti yoktur. Demirci ve marangoz öyle bir köyde otururlar ki orada ziraat yapmaya imkân yoktur. O halde zarurî olarak çiftçi onlara, onlar da çiftçiye muhtaçtırlar. Bu bakımdan onlardan biri yanındakini diğerine vermek mecburiyetindedir ki onun yanındakini alsın. Bu ise alış veriş yoluyla mümkündür. Marangoz çiftçiden aletiyle gıda istese, çiftçi, marangozun yanında bulunan alete muhtaç olmadığından gıdayı o alete karşı vermez. Çiftçi marangozdan aletini yemek karşılığında istese, marangozun yanında o anda başka yemek varsa, çiftçinin yemeğine muhtaç olmadığı için aletini vermez. Dolayısıyla hedefler gecikir. Bu bakımdan bunlar her sanatın aletlerini satan bir dükkanın kurulmasına ihtiyaç duyarlar. Böylece dükkan sahibi, dükkanda topladığı şeylerle ihtiyaç sahiplerinin durumunu gözetmiş olur. Bunlar da çiftçilerin mahsullerini teslim edecekleri ve toplayacakları depolara muhtaç olurlar ki depo sahipleri onlardan mahsullerini satın alsınlar, ihtiyaç sahiplerinin durumunu tarassut etsinler. Bundan dolayı da pazarlar ve ambarlara olan ihtiyaç başgösterir. Çiftçi mahsülünü alıp götürür. İhtiyaç sahibi bulamadığı zaman, umumi bayiye ucuz bir fiyatla satar, onlar da kâr etmek maksadıyla ihtiyaç sahiplerini beklerler. Malların hepsinde durum böyledir. Sonra memleket ve köyler arasında gelip gitme hâdisesi meydana gelir. Böylece halk, birbirlerine gidip gelirler. Köylerden yiyecek maddelerini, şehirlerden aletleri satın alırlar ve bunları nakletmeye, bunlarla yaşamaya muhtaç olurlar ki bunlardan dolayı şehir sakinlerinin durumu nizam ve intizama girsin. Zira her şehirde çoğu zaman her alet ve her köyde de çoğu zaman her yiyecek maddesi bulunmaz. Öyleyse bazısı diğerine muhtaçtır. Dolayısıyla nakil ihtiyacı başgösterir. Bundan da nakliyecilik ya-pan tüccarlar sınıfı meydana gelir. Onları bu işe teşvik eden, şüphesiz servet edinmektir. Onlar gece gündüz başkalarının mallarını taşımak suretiyle yorulmakta, onların payları da başkalarının yiyeceği malı toplamaktır. O başka yeyici ise ya yol kesici, ya da zâlim bir sultandır. Fakat ALLAH Teâlâ memleketin nizamını ve kulların maslahatını onların gaflet ve cehaletinde kılmıştır. Dünyanın bütün işleri gafletle ve himmetin eksikliğiyle cereyan eder. Eğer insanlar düşünüp, himmetleri yücelseydi, dünyaya karşı zâhid olurlardı. Bunu yaptıkları takdirde hayat dumura uğrardı. Hayat dumura uğradığı takdirde hepsi helâk olurdu. Zâhid de helâk olurdu. Sonra insan nakledilen malları sırtlayıp götürmeye güç yetiremez. Bu bakımdan yük taşıyıcı hay-vanlara ihtiyaç duyulur. Mal sahibinin bazen hayvanı olmaz. Dolayısıyla onunla hayvan sahibi arasında icar (kiralama) mey-dana gelir. Böylece kira da kazancın bir çeşidi olur....
    ___________________« Pencereyi sağ alt köşeden genişletebilirsiniz »

    Asıl olan Ahkâmı Şer'îyye'ye
    uymaktır, zanlara, vehimlere
    itibar edilmez?

    "O son derece aldatıcı olan(şeytan) sakın ha sizi (günahla-
    ra sürükleyip) ALLAH (ALLAH Gafurur Rahiymdir, O son derece affedicidir!” gibi laflarla) ile aldatmasın!" Fatır (5)

    Ölçü Ahkâmı Şer'îyyedir ;

    Günahlar açıkca işlendiği, fısk ve isyan içinde olunduğu hal de; Gördüğüm rüyalar çıkıyor, ettiğim dualar kabul oluyor, keramet gibi şeylerle karşılaşıyorum gibi şeylere itibar et-
    meyiniz ! Günahlara batmış ve ALLAH a açık isyan halinde olduğu halde kendini ALLAH dostu zanneden olabilir. ALLAH
    ın Ahkâmına uyuyor mu, uymuyor mu ona bakmak lazım.

    firavunun bir kere dişi ağrımadığı rivayet edilir. Kitapta ; "Farzı terkeden azaba müstehak olur geçmektedir"




    __
    Kaideler
    (kurallar) ;
    _Fasığın getirdiği haberle hüküm verilmez !
    _Zan ve vehme göre değil Şer'î Ahkâma Göre hareket edilir.
    _Duygusallıkla yada tek tarafı dinleyerek hüküm verilmez !
    _Vehimlere vesveselere itibar yoktur !
    _Kâide: 'Kalbin ahvalini ALLAH bilir, biz zahire göre hükmederiz'
    _Akıl hüküm koyar diyen, Din dairesinden dışarı çıkar...

    __Namaz ile ilgili önemli !
    Namazsa gırtlak temizleme öksürme iki harf çıkacak şekilde olursa
    _ namazın gitme tehlikesi vardır (Tıkla)

    İftitah tekbirinde ALLAH lafzının başındaki Elifi uzatırsan namaza gir
    _ memiş olursun, kasten yapılması halinde imanın gitmesinden
    _ korkulur (zira mana istifhama dönmektedir ) (Tıkla)

    İma ile namaz nasıl kılınır? Camilerde yanlış kılanlar var (Tıkla)
    İmam iftitah tekbirinde "ALLAH ü Ekber" Tekbirini tamamen bitirme-
    _
    den tekbir alınırsa Namaza
    girmeme tehlikesi vardır. İmamın tekbiri
    _
    tamamen bitir
    mesini beklemeli (yani Ekber Lafzının 'r' harfi bitecek)
    Cuma namazında hutbede okunan "ALLAH'ım İSLÂM'a ve Müslüman
    _ lara yardım et" duası sonradan uydurulmuş birşeydir. Hutbe Namaz
    _
    dan sayılır, hutbede konuşulmaz "amin" demeyiniz.
       
      _Yüksek derslerden kısa alıntılar  
    İCMA'da Avamın/mukallidin icması/ittifakı itibara alınmaz !
    Müctehitlerin yanında bizde profesörlerde hepimiz avamız
    Müctehidin ve İcma Ehlinin şartlarından biriside fasık olma masıdır ! (Fasık günahı açıkca işleyen kimse)
    Taassub delilin zahir olmasıyla beraber hakkı kabul etme
    mektir ! (Kibrine mağlub olup Hakkı kabul etmemek)
       
     

     

     
    Ö N E M L İ ; Borcunu Ödemeyeyenin Durumu "GENEL KURALLAR"
    Çalgı sesi dinlemek MASİYETTİR ,
    Orada oturmak ise FASIKLIKTIR
    İstediğin yolu seçebilirsin serbest ; Ama yolun sonuna katlanacaksın
         
    Fasığın getirdiği haber ; Müslüman-
    ların en zayıf olduğu konulardan birisi;
    Fasığın getirdiği habere inanmaktır !
    İCRA Meselesi Özeti; Hacizli mal alına-
    bilir mi? İCRALIK bir mal alınmalımı yok-
    sa alınmamalı mı ?
    Doğru olanı denilen zamanda yapa-
    caksın ;
    Efendimiz (SAV) 13 sene Mekke
    deki 300 küsur puttan birine dokundumu
         
    Salih insanın tarifi ; ALLAH'ın Ahkâ-
    mına ve insanların haklarına riayet e-
    dendir. Şer'i Ahkâmı öğrenmek şarttır
    Kur'ânla arana bişey koymayacaksın diyor, birşey sorulunca kitabımda var
    oraya bakın diyor! (Çok Önemli kayıt)
    Kur'âna bakın araya bisey koymayın, Kur'ânı herkes anlar sözleri bir PROJEDİR
    (Çok Önemli kayıttır)
         
    yahudi ve hristiyanlar kitabı neden değiştirdi? Amaçları ne ?
    "FASİT ALIŞVERİŞ"_Hanefi Mezhe-
    _binde _FAİZ gibi HARAMDIR

    Reenkarnasyon neden küfürdür ?
    Yaşar Nuri bunu neden savunuyor?
         
    Aile geçimsizliklerinin sebepleri ; Kadere iman edememe, Kaderi kabul e-
    dememe, Kur'ân'a değil millete bakmak
    ve bu sebeple insanların saptırması !
    ALLAH ın emrine aykırı kanun koyana ;
    Bir insanın (siyasetçi politikacı herkimse) Helali Haram etmesini kabul eden, onu
    RAB edinmiş oluyor
    (Çok önemli DİKKAT)
    İTİRAZ ETMEKTEKİ TEHLİKE ; Yap-
    mazsan asi olursun, İTİRAZ EDERSEN
    kafir olursun,hacıya Ayet okuyamıyor-
    uz (Bu kayıt İsmailağa camiindendir)
         
    Nefis terbiyesi Kitap okumakla kürsü- lerde vaaz etmekle nefis terbiye olmaz?
    Zikir Ruhu uyandıran "Darbedir"
    uyuyan gafil Ruhun uyanması için zikir
    ile darbe vuruyorsun...
    Terbiye edilmemiş nefsin 4 korkunç huyu ; iba, tuğyan, inkâr, münazaa (çe-
    kişme)
         
    Düğün meselesi ; Kadın erkek karışık veya ÇALGILI düğüne gidilmez !
    Kullanılması yasak yüzükler; Taş, Demir, Bakır Yüzük kullanılamaz; YASAKTIR
    Çalışmak kadının görevi değildir ? Hayat müşterektir sözü kimlerin sözüdür?
         
    Bu benim istediğim gibi bir adam değil diyen kadınlara nasihat !
    Kocası ile ilgilenmeyen hanım; Koca sıyla ilgilenmeyen Hoca hanımın durumu
    Hanımını ihmal eden koca ! Kocası Sabaha kadar internetin başındaymış !
         
    Karı kocanın başkalarına özenerek evde huzuru kaçırması !
    Beni boşa diyen kadın hakkında ;
    Efendimiz SAV bu kadına ne buyuruyor
    Karı koca arasında minnetsizlik, geçimsizlik , dünyalık kavgalar !
         
    Tavuk firmaları tavuğu ; Makinayla
    keserse yada elle keserde tavuğu tüyü
    yolmak için temizlemeden haşlarsa ;
    « TAVUK YENMEZ »
    İtikadında küfre sokacak durum olan-
    ın kestiği yenmez mundardır ehli kitab-
    ın kestiği yenir (ehli kitap yani; yahudi ve hristiyanlar)
    Ortak kesilen kurbanda(Dikkat) Ortaklar-dan bir kişi kâfirse, itikadında sorun varsa veya et niyeti ile kesiyorsa veya hisselerden biri 7de 1den az olsa hiçbirinin Kurba nı olmaz !
               
      FIKIH DERSLERİNDEN KISA ALINTILAR ( SESLİ ) (Derslerden olmayan kayıtlarda var)
     
       
    Sakın millet yaptı diye düşünme (darbe)
    Şu kâfir daha iyi diyen kâfir olur
       
    Müslüman kendine demokrat diyemez
    Din düşmanlarına Laf anlatmak niye zor ?
               
               
    Fasit ile batılın arasında ne fark var ?
    ALLAH'ın koyduğu Hükmü tartışamazsın!
    İmanın Gittiğinden Haberin Olmaz ! ! !
               
               
               
               
               
     
       
    Günümüzde mankenlere Melek adı takan gayrimüslimlere özenen
    bir takım basın çevreleri de mankenlere Melek adı takmaktadır.
    Kadınlara Melek denmesi / Meleğe dişi denmesi çok tehlikelidir.
    O anda kâfir olma tehlikesi vardır;

    "Evet Ahirete inanmayanlar Meleklere dişi adı takıp duruyorlar."

    Necm Sûresi (27)
    "Onlar, Rahman'ın kulları olan Melekleri de dişi yaptılar. Yaratılış-
    larında hazır mı bulundular? Şahitlikleri yazılacak ve sorguya çe-
    kilecekler.
    " Zuhruf (19)
    "Kendisine RABBİNİN Ayetleri ile nasihat edilipde
    onlardan yüz çeviren
    , irtikâb ettiği günahları unu-
    tan kişiden daha zalim kimdir? BİZ onların kalble-
    rinin üzerine, onu iyice anlamalarına engel perde
    ler, kulakları üzerine de ağırlıklar koyduk. Sen on
    ları doğru yola çağırsan da, onlar bu durumda ebe-
    diyyen hidayete gelmez"
    (Kehf Sûre-i Celilesi-57)
    Dikkat ediniz Ayeti Celilenin Arapçasının sonunda "Ebede"
    Nazmı Şerifi vardır. Yani ebediyyen demek. ALLAH Muha-
    faza etsin bu durumdan

    Dikkat edin, benim partim veya siyasi liderim yapıyor-
    sa doğrudur derken onu rab edinmiş olmayın
    (Haşa) ;
    Müslüman olmadan önce hristiyan olan Adiy bin Hâtem (RA) Hz.
    Peygambere (SAV) geldiğinde “ALLAH'ı bırakıp hahamlarını,
    rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih’i RAB edindiler.”
    (Tev-
    be 31) Meâlindeki Ayeti Kerimeyi okuduğunu işitince: “Ya RASUL-
    ULLAH (SAV) onlar bunlara ibadet etmedilerki” deyince. Hz Pey-
    gamber (SAV) buyurdular ki ; “onların hahamları, onlara helâli
    haram kılmış, haramı da helâl kılmışlar, onlar da bunları uygula-
    mışlardır.İşte onların hahamlarını rab edinmeleri bundan ibarettir.”

    (Tirmizi)
    Zanları bırak kendini Ahkâmı Şer'îyyeye uydur ;
    Dikkat : iblis insanı "isyanda ve ALLAH ın Ahkâmına muha-
    lefette" olduğu halde kendini ALLAH ın dostu olarak görme-
    sini sağlayacak şekilde aldatabilir. Günahların isyanların
    içinde olduğu namaz kılmadığı ve ALLAH ın Ahkâmına mu-
    halif bir yaşam sürdüğü halde insan kendini ALLAH ın dos-
    tu sanabilir ! Bu aldatmacaya dikkat ediniz. Ayeti Kerime
    de iki bahçe sahibinin kıssasını okuyun nasıl zanlarda bulu-
    nuyordu ve başına sonra neler geldi. iblisin ALLAH Ğafurur
    Rahiymdir affeder diye aldatma hileside vardır !

    Fatih Sultan büyük adam (ALLAH Rahmet eylesin)
    papanın yanına ajan yerleştirmiş adam yıllarca kalmış yanında
    sonra haber göndermiş yıllardır istavroz çıkarmaktan bıktım alın
    beni buradan diye fakat Fatih almamış görevini yapması için. Fe
    tihden önce birisi Fatih tarafından aşçı yapılıyor, adam ben şehit
    olmaya geldim beni aşçı yapıyorlar diyor. Yıllar sonra dozer bu
    zatın kabrinin olduğu yeri yıkamamış . Cihada niyet ediyorsun
    ama sana başka görev verilebiliyor bak! İSLAM Kumandanı sa-
    na bir görev verirde yaparsan bak neler oluyor ...

    CAHİL ABİD İLE FISKINI ZAHİR EDEN ALİM
    FESATTIR
    ;
    Hidaye Kitabının Musannifi Büyük Şeyh Burhaneddin (ks)
    Hazretleri ;"Büyük fesat fıskını zahir eden âlimdir. Böyle
    âlimden daha şiddetli olan; ibadet eden cahildir"

    Her iki kişide dünyada, Dini hu susunda kendilerine yapı-
    şan kişi için büyük fitnedir. Zikredilen iki kişinin fiillerine
    ve sözlerine tabi olan kişide o iki kişi gibi sapıtır...

    KADERİ İNKÂR EDENLERE ;
    Meşhur Cibril Hadisi Şerifinde (Aleyhisselâm)
    Cebrail Aleyhisselam insan suretine girerek Efendimize (SAV)
    geliyor ve sorular soruyor, bunlardan biriside iman ile ilgili soru-
    dur ; "Bana imandan haber ver" dedi. RasûlULLAH (Aleyhissala-
    tüvesselam) : ALLAH'a, ALLAH'ın Meleklerine , Kitaplarına , Pey-
    gamberlerine ve Ahiret gününe inanman, bir de KADERE, hayrı-
    na şerrine inanmandır" Bu meşhur Hadisi Şerifi okusun kaderi
    inkâr etmeyi bıraksınlar !


    Bir kere dahi azarlamadı Hz Enes'den (RA) ;
    "ALLAH'a yemin ederim, ben RasûlULLAH'a (Aleyhissalatü
    vesselâm) dokuz sene hizmet ettim. Yaptığım bir şeye "Ni
    çin şöyle yaptın?"demediği gibi, yapmadığımada "Niçin şöy
    le yapmadın?" demedi. (Müslim)
    Evlatlığı Hz Enesi (RA) 9 senelik hizmeti döneminde bir ke-
    re dahi azarlamadığını biliyor muydunuz ?
    (Sorsalar Peygamber Efendimize SAV uyuyoruz deriz !!!)

    Bir lanetleme modasıdır çıktı birkaç senedir...
    ALLAH u Teâlânın Celle Celâlühü ve Rasülünün SAV lanetlediği
    muayyen olan kişiler dışında lânetlendiğine dair açık bir Nass ol
    duğu bilinmeyen ve Ahiretteki durumu konusunda (kesin lanetli
    olduğu gibi) gibi kesin bir bilgi bulunmayan muayyen kişiyi lanet
    lemekten son derece sakınalım.Bu şahıs sonradan tevbe edebilir
    bunu bilmiyoruz. İkincisi "Mümin lanetçi olmaz" Hadis Şerif

    Baba duası Peygamber duası gibidir (DİKKAT)
    Babasına çektiren kişinin iki yakasının bir araya gelmeme
    tehlikesi vardır. Kız evlendi ve kocası evden çıkma bugün
    diyor , babasıda ben babanım buraya geleceksin benim
    hakkım var diyor; O zaman kocayı dinleyeceksin ! Baba
    seni fasık bir adama vermek istiyor o zaman babayı din-
    le mezsin , ALLAH a isyanda kula itaat yoktur...

    Tasavvuf ehlinin olduğu camilerde zikir üzere camide
    oturan insanlara rastlayabilirsiniz ...
    Hz. Peygamber (Aleyhissalatüvesselâm) ikindi namazını eda et-
    tikten sonra bir müddet oturduğu yerde kalır zikirle meşgul olur
    du. Nitekim Enes bin Malik' den (ALLAH Ondan Razı olsun) riva-
    yetle Hz. Peygamber (Aleyhissalatüvesselâm) şöyle buyurmuş
    tur: " İkindi namazından güneş batıncaya kadar , ALLAH'ı zikre-
    den bir cemaatle oturmayı İsmailoğullarından her birinin bedeli
    oniki bin dirhem olan, dört köle azat etmeye tercih ederim."

    (Ebu Davud, Ebu Ya'la, İbn-i Ebi'd-Dünya)

    Kızını erkekle odada yalnız bırakan annenin başıne gelen;
    Anne kızının 17 yaşlarında erkeğin kendi evlerinde kızı ile
    bir odada kalmasına müsaade etmiş. Kız çocuktan hamile
    kalmış... Savcılık anne hakkında "14-15 yaş aralığında
    olan kızının aynı evde, aynı odada kalmalarına mü-
    saade etmesinin hayatın olağan akışına aykırı oldu-
    ğu, kızı üzerindeki bakım ve gözetim yükümlülüğü-
    nü ihlal ettiği, meydana gelen ilişki açısından kasti
    sorumluluğunun olduğu
    " gerekçesi ile 8 yıldan 15 yıla
    kadar hapis istemi ile dava açmış. 17 yaşındaki çocuk ise
    tutuklanarak ceza evine konulmuş...

    Musa (Aleyhisselâmın) domuza dönen hizmetçisi
    Vaktiyle Hz. Musa'ya (AS) hizmet etmiş biri durmadan; 'ALLAH'ın
    safiyyi (temiz kulu) Musa (AS), bana şöyle söyledi. ALLAH'ın Ne-
    ciyyi (sırdaş kulu) Musa (AS), bana şunu söyledi. ALLAH'ın Kelimi
    (ALLAH ile konuşan) Musa (AS), bana böyle söyledi diye anlatırdı.
    Zamanla bu adam zengin olup serveti çoğalınca Hz.Musa'nın (AS)
    huzuruna gelmez oldu. Hz. Musa (AS) herkese ondan haber soru
    yor, fakat bir türlü izine rastlayamıyordu. Günün birinde Hz. Mu-
    sa'nın (AS) huzuruna elinde domuz ve domuzun boynunda siyah
    bir ip bulunan bir kişi çıkageldi. O gelen kişiye Hz. Musa (AS)eski
    hizmetçisini sordu, adam 'Evet, o adam şu gördüğün domuzdur'
    diye cevap verince; Hz. Musa (AS), ALLAH'a yalvararak;'Ya RAB,
    onu eski hâline döndürde ona neden bu hâle geldiğini sorayım' di
    ye niyazda bulundu. MEVLA Musa (AS)a şöyle vahy buyurdu 'A-
    dem ve sonraki Peygamberlerin dua ettikleri gibide dua etseydin
    yine duanı kabul etmezdim. Fakat bunu neden bu hâle getirdiğimi
    sana haber vereyim; "Din ile dünyayı talep ettiği için"



    KADIN İDDETİ KOCASININ YANINDA BEKLER :

    Kocası kendisini boşayan kadın 3 hayız müddet olan İDDET
    ini babasının evinde değil kocasının evinde bekler (İDDETİ
    babasının evinde değil kocasının evinde bekleyecek)
    Ev
    den bakkala komşuya dahi çıkamaz. Kocasının evinde bek
    lerkende; Muhabbet konuşma yok, ayrı odalarda kalacaklar
    beraber yemek yemekte yok ...
    Bir bilgi daha : Kocası tasallut edecek biri ise o halde ko-
    casının evden ayrılması evladır denmektedir (kadın değil)
    Bu bilgileri hocalara, kadınlara, erkeklere öğretin. Boşanan
    kadın İddet beklemesi gerekirken gidip bir yerde çalışmaya
    gidebiliyor. Çok tehlikelidir !
    -
    "Apaçık bir hayâsızlık yapmaları dışında onları (iddet sü-
    resince) evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar."
    (Talâk Sûresi Meâli Şerifi ; 1)




    Evrimciler cevap veremedikleri soru ;
    Dünyada bu konuda şerde en önde gelen profesörlerden bi
    ri denilen dawkinsin cevaplayamadığı bakakaldığı sorudur ;
    Genetik yapıdaki bilgiyi artıran gözlemlenmiş bir mutasyon
    veya evrimsel bir süreç örneği verebilirmisiniz ?

    Bu konuda açıklama ...
    Mutasyon restgele meydana geldiği için canlıya zarar verdi
    ği söylenmektedir. Şu andaki Genetik bilime göre mutasyon ların %99 u zararlı, %1 i de etkisizdir. Şu andaki Genetik İl-mine göre fayda getiren bir mutasyon GÖZLEMLENMEMİŞ-
    TİR, denmektedir..

           
     
           
           
    Sitedeki bilgileri kayıtları sitenin ismini kaynak göstererek paylaşabilirsiniz !

    1 Sitenin Eski hali için Tıkla
    2 www.dirilenkalpler.com (eski)
    Koruma duaları
    Cinler (eklenmedi)
    Büyü ve büyücünün cezası
    İlahiyatçılar neden saptırıyor?
    Ayette neden "BİZ" buyuruluyor?
    ALLAH denir , tanrı denmez !
    demokrasi neden küfürdür ?
    Hakimiyet ALLAH'ındır milletin değil
      "Bediûzzaman" insana kullanılmaz !
       
    __(Dinlemek için hoparloru tıklayınız)
    ALLAH'ın hükmü tartışılmaz...
    İstediğin yolu seçebilirsin ama
    yolun sonuna katlanacaksın.
    Bu kitaba itiraz edilmedi deniyor
       
       
    Şeriât lafzı Ayette geçiyor
    Dünyanın zemmi (Önemli)
    İlmin önemi (İlim Sayfası)
    Cehalet ve sonuçları
    Müteşabih Ayetleri kurcalama
    Edebin ilme ulaşmada rolü
    Zikir etmek neden önemli
    Türkiyede Faiz alınır diyenlere
    Din Akılla değil Nakilledir
    Üç talâk vermeye gerek yok
       
       
    Müctehit kimdir ?
    Taassub (kibrine mağlub olan kişi)
      Türkiyede Faiz alınır diyenlere cevap
    Çok kurcalamak lüzumsuz sormak
    Müzik kalpte nifak/münafıklık tohu-
    mu eker (Hadisi Şerif)
    İmanın Gittiğini Anlamazsın (Dikkat)
    Emanet kitabı nasıl okumak gerek
    Karı koca arasında geçimsizlik
    Kocasına boşa beni diyen kadın
    Evliyanın Ahlâkı (kül döken kadın)
       
       
       
       
       
    Şeriât kelimesinin manası;
    (Lugaten ve Istılahen) Şeriât kelimesi
    lugatta "YOL" manasına gelmekte, ıstı-
    lahta(kullanımda) ise KANUN manasına
    gelmektedir. Casiye Sûresi 18nci Ayeti Celile Meâli Şerifinde : "Seni Emirden olan bir Şeriât ile vazifelendirdik" buy-
    rulmaktadır.Detaylı bilgi için Tıkla
     
    ALLAH'ın Ahkâmına muhalif
    şeye adalet denmez ...
    (İnsan bazen adalet sanarak yaptığı
    fiil sebebiyle Cehennemlik olabilir
    ALLAH korusun. Misal abd de bir poli-
    sin abd deki yasaları adalet sanarak uğruna verdiği mücadele ! abd ile ilgi-
    li misal verdik bu gibi şeylerle Müslü-
    man ülkelerde de karşılaşılabilir
    )
     
    şeytanın kafir olmasının sebebi
    "İTİRAZ ETMESİDİR"
    o kadar ilim verildi o kadar ibadet etti, bir kere iti-
    raz etti"çık oradan, muhakkakki sen kovuldun" buyuruldu. Hacılara hocala-
    ra Ayet okuyamıyoruz ! Korkuyoruz
    itiraz eder kafir olur diye ! Dikkat :
    (Bu vaaz ismailağada verildi) Tıkla
     
    Önemli günlerdeki ibadetler  
    Beraat Gecesi: Yapılması gerekenler
    Zilhiccenin ilk 10 günü (tıkla)
    Recep Ayı: Yapılması gerekenler
    Safer ayı: Yapılması gerekenler
    Hicri Yılbaşı: Muharrem Aşura
    Sene başı ve sonu duası
    900 Sene
    sevap kazandıran oruçlar
     
    Önemli yazılar ve bilgiler  
    Peygamberimizin (SAV) Ahlâkı
    İsa AS inecek: deccal hk.
    Tehlike: Namazı sakın terketme !
    Zekat: Salebenin korkunç sonu !
    Su-i hatime:
    Son nefes korkusu
    İmam-ı Gazali Hzlerinden Rh;
    Perdeler
    Üzerinize bela yağıyorsa oku !
    Sakın içki içme: Çok büyük tehlike
    Hacamat: Büyük şifa ve korunma
    Kararlılık: Fatih Sultan ve çandarlı
    iblis: şeytan hakkında (mutlaka oku)
     
    Önemli Dualar  
    Borç Duası: Sabah akşam okumalı
    Cimadan önce: Okunacak dua
    Sene başı duası: (Hicri Takvim başı)
    Seyyid-ül İstiğfar: Büyük istiğfar
    700bin Salavat gücünde: Salavat
    Salavatın Mükafatı: Hadisi Şerif
    1000 Yıllık: Bedduadan Korunma
    Nazardan korunmak (Ayeti Celile)
    120bin Salavat: Salatül Fatih Sigası

     

    Hz İsa As gelecek
    Hz Mehdi As ımı bekliyorsun ?
    Cehennemliklerin zincirleri
    Günahını kimseye söyleme !
    İlim talebesi çalışmalı mı ?
    Zulme mi uğradın (Affet)
    'Dinde hoşgörü yok' Murat Bardakçı
       
       
     
    Altın gümüş eşya yasaktır ;
    DİKKAT; Altın ve gümüş eşyayı
    ka
    dında erkekte kullanamaz yasaktır.
    Kadın altını gümüşü takı olarak taka-
    bilir ancak eşya olarak oda kullana-
    maz. (Gümüş tesbih, zemzem takımı almayınız)
     
    İlahiyatçılar Ahkâma neden Akıllarıyla gitmeye çalışıyor? (Kaynakları akılları) Bu hangi dalâlet fırkasının hareket tar
    zıdır (mutezile etkisi)? (Tıkla)
     
    İmamlar kamu hakkına girmeyiniz Tık
     
    Dünya sevgisi ile kalbe gelen zulmetin kalkması imkansızlığın son noktasında dır.(İmam Rabbani Hz. ks)
     
    Örtünmenin önemi ;
    Hz Peygamber Efendimiz (SAV) neden ağladı ? Örtünmeye tesettüre riayet edilmemesinin korkunç sonuçları Ör-
    tünmeyen kadın ve kızlara Ahiretteki korkunç azab... (Tıkla)
     
    ERKEKTE GÜMÜŞ : Erkek için sadece
    yüzüğe müsaade vardır ancak eskiden mühür olarak kullanıldığından gününü-
    müzde bu pek kalmadığından; TAKMA-
    MAK EVLADIR geçmektedir...
    (Kerahiye bahsi)
     
    "ALLAH'ım bana Hakkı Hak olarak,batılı batıl olarak göster" İmam Gazali (Rh)
    (kafir olduğu halde bunun farkında ola
    mayan insanlar olabilir.)
     
    İnsan aldanabilir; Lanete müstehak günah işlediği halde kendisini ALLAH dostu sanabilir! Yaşantımız Şer'i Ahkâ-
    ma ne kadar uyuyor ona bakalım,ölçü
    budur !
     
     

    Bu sitenin felsefe ile ve felsefe okutulan akıldan fetvalar veren
    yenilikçi modernist ilahiyat kafası ile alakası yoktur.
    Klasik medrese sistemi içerir