İlim rütbesi rütbelerin en yükseğidir...   Cahilin şahitliği İSLÂM mahkemesinde kabul edilmez
       
   
  Sosyal
Yüksek İSLÂM Hukuku Sitesi Anasayfa
 
   
 
Fasık haber getirdiğinde araştır Fasık haber getirdiğinde inanıpda sui zann etmenin ağır sonuçlarını düşünelim Ahirette başımıza iş açmayalım,
basının haberlerine fasıkların haberlerine dedikoducuların haberlerine inanıpda masum insanların hakkına gir-
meyelim; Müminler hakkında konuşulan gıybet ve dedikodulara inanmanın, biri bişey söylediğinde araştırma-
dan o haberin peşine takılmanın korkunç sonuçları... Dinlemek için tıkla !
Çocuklara yanlış tavrın sonuçları

13 yaşındaki bir kız çocuğu iki arkadaşıyla birlikte evden kaçmasının ardından uzmana getiriliyor, uzman kız ile
iletişime geçerek sorunun ne olduğunu anlamaya çalıştığında (profesyonel bir takım teknikleri var) kız çocuğu
annesi ile ilgili uzmana şu yorumları yapıyor ;

Sorun ev ödevi gibi en küçük konuları bile konuşamıyor olmamız. Bir sınavdan kaldığımda korkardım ve iyi geç-
mediğini ona söylerdim. Bana "Neden iyi değil?" diye sorardı ve çok kızardı. Bende bu nedenle yalan söylemeye
başladım. Yalan söylemekten hoşlanmazdım ama yine de yapardım (buraya dikkat, hoşlanmadığı halde yalan
söylüyor). Ve bu durum beni gerçekten sıkıncaya kadar böyle devam etti. Sonunda birbiriyle konuşan iki farklı
insan gibi olduk. İkimizde gerçek duygularımızı, gerçekte ne düşündüğümüzü göstermedik.

(Ticari bir kitaptan alıntıdır, alıntı yapılarak para ile satılamaz, yazarından izinsiz yayınlanamaz)

Hz Peygamber Efendimizin (SAV) Ahlâkı Hz Enes (ALLAH Ondan Razı olsun) ;
"ALLAH'a yemin ederim, ben RasûlULLAH'a (Aleyhissalatüvesselâm) dokuz sene hizmet ettim. Yaptığım bir şeye
"Niçin şöyle yaptın?"demediği gibi, yapmadığıma da "Niçin şöyle yapmadın?" demedi. (Müslim)
Haber bültenlerine karşı tavır nasıl
__
olmalı ?
Haber bültenlerinde günlük çıkan haberlere bakarak insanları mahkum etmeyiniz !
İSLÂM Hukukunda suçun sübutunda delil kabul edilmeyen şeyleri haber bültenleri yada gazeteler delil olarak
ortaya koyup insanları mahkum edebilmektedir. Bunu dinleyen yada okuyanda inanabilmektedir. İSLÂM ın
yargılamada delil kabul etmediği ve ceza vermediği basından öğrenilen şeylerle insanları mahkum ederseniz
bunun Ahiretteki neticelerinide kabul etmeniz gerekir.
Werther sendromu (taklit psikolojisi) Gerek tarihsel perspektiften gerekse günümüz koşullarından bakıldığında; intiharların ortaya çıkışında sosyal
öğrenme ve taklidin 
önemli olduğu görülmektedir.Örneğin, "Werther Sendromu" olarak bilinen ve Alman ya-
zar Goethe'nin"Werther' in Acıları" adlı kitabı yayımlandığında kıta Avrupa'sında ortaya çıkan intihar salgını, öğ-
renmenin intihar davra nışının ortaya çıkışında etkili olduğunu göstermesi bakımından önemlidir . Goethe'nin
yazdığı "Werther' in Acıları" ümidi az bir aşk üzerine kuruludur ve bu romanda, Werther' in aşkı için intihar edişi kahramanca ve yüceltilerek anlatılır. Avrupa'da bu romanın ardından birçok intihar vakası yaşanmıştır ve birbiri-
ni takip eden intiharlara (taklit intiharlar) Werther
Sen dromu adı verilmiştir. Werther Sendromu, 2006-2007 yıllarında Siirt'te başlayan ve birçok kızın ardı ardına
intihar etmesiyle ülkemizde yaşanmıştır. Tüm bunlar göstermektedir ki, model alma süreci yaşamla ölüm arasın-
da çatışma yaşayan bireyi, intihara doğru yönlen-direbilmektedir. Bu konuda yapılmış çok sayıda çalışma; gaze-
te, radyo, televizyon ve son olarak internet üzerinden yaygınlaşan intihar öykülerinin kişileri özendirerek ya da
telkinle Werther Sendromuna sebep olduğu düşünülmektedir.
Zann ilim ifade etmez Zanlarla yada kalbinize iblisden gelen vesvesekerle KALBİNİZE MAHKEME KURARAK insanları mahkum etmeyin!
Günlük olaylarda yada vakalarda kalbe gelen zanlara göre değil İSLÂM Hukukundaki kurallara kaidelere ölçüle-
re göre hareket ediniz.

"Ey iman edenler! Zannın bir çoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mah-
remiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın." Hucurat Sûresi (12)

Misal ;
KAİDE ; Vehme itibar yoktur Kalbimize gelen VEHİMLERE göre değil , İSLÂM Ahkâmına göre hareket edilir.
Çok soru sormak Bir kavmin çok soru sormak sebebi ile helâk olduğunu biliyormusunuz ? Lazım olan şeyi gerektiği kadar sorarsın,
öğrendikten sonra ilmin gereğini yaparsın. Daha kurcalayıp başına iş açma ! ... Dinlemek için Tıkla !
Çok kurcalamak Çok kurcalamak ciddi sıkıntılara sebep olabilir. Çok kurcaladıkça iş zorlaştırılabilir. İsrailoğullarının Bakara Sûre-
sindeki buzak kıssasını iyice öğrenin. Buzak kesmeleri emredildi;

Bakara Sûre-i Celilesi Meâli Şerifinden ;
Hani Mûsâ kavmine, "ALLAH size bir sığır kes me nizi emrediyor" demişti. Onlar da, "Sen bizimle eğleniyor musun?"
demişlerdi. Mûsâ, "Kendini bilmez cahillerden ol maktan ALLAH'a sığınırım" demişti. (67)
" Bizim için RABBine dua
et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın." dediler. Mûsâ şöyle dedi: "RABBim diyor ki: O, ne yaşlı, ne körpe,
ikisi arası bir sığırdır. Haydi emrolunduğunuz işi yapın." (68)
Onlar, "Bizim için RABBine dua et de, rengi neymiş?
açıklasın" dediler. Mûsâ şöyle dedi: "RABBİM diyor ki, o, sapsarı; rengi, bakanların içini açan bir sığırdır" dedi. (69)

"Bizim için RABBİNE dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın. Çünkü sığırlar, bizce, birbirlerine benze-
mektedir. Ama ALLAH diler
se elbet buluruz" dediler. (70) Mûsâ şöyle dedi: "RABBim diyor ki, o; çift sürmek, ekin
sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır". Onlar, "İşte, şimdi tam doğrusu-
nu bildirdin" dediler. Nihayet o sığırı kestiler. Neredeyse bunu yapmayacaklardı. (71)
Hani, bir kimseyi öldürmüştü-
nüz de suçu birbirinizin üstüne atmıştınız. Halbuki ALLAH gizlemekte olduğunuzu ortaya çıkaracaktı. (72)
"Sığırın bir
parçası ile öldürülene vurun" dedik. (Denileni yaptılar ve ölü dirildi.) işte, ALLAH ölüleri böyle diriltir, düşünesiniz di-
ye mucizelerini de size böyle gösterir.
"

İlk emredildiğinde bir sığır bulup kesseler iş olacakken işi yokuşa sürüp sordukça sordular, onlar sordukça iş zorlaş-
tırıldı. Sığırı arıyorlar arıyorlar bulamıyorlar. Sonunda sığırı buldular ancak derisi dolusunca altın ödemek zorunda
kaldılar (annesiyle kalan babası ölmüş yetim bir çocuğa babası tarafından ormana bırakılmıştı, çocuk pazara gittiğin-
de sığırı satmak istediğinde bir Melek gelip istediği fiyatın üstünde teklif edince anneme sormam lazım deyip dönüyor
diğer seferinde Melek daha üst bir fiyat söylüyordu. En sonunda ineğin derisi dolu altına satılmasını söylenince işi yo-
kuşa süren israiloğullarının o fiyata aldıkları rivayet edilir) Kurcalama işin ne zor durumlara girmesine sebep oldu !

İkinci nokta ; Dikkat ediniz 70nci Ayetin sonunda İNŞAALLAH buluruz diyorlar. İNŞAALLAH demeseler buzağı keseme-
yecekleri rivayet olunur. Buradan da önemli bir ders alalım... Dinlemek için Tıkla !
Müslümanların günahlarını araştırmayın "Ey iman edenler! Zannın bir çoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremi-yetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın." Hucurat Sûresi (12)
Şehit cenazesinde atış yapılması Kâfir devletlerin bir adetidir. Kafir devletlerin öldürülen askerlerine yaptıkları törenin bir parçasıdır.
Cenazelerde alkış meselesi Cenazelerde alkış yapılmaz (Alkış müşriklerin adetidir...)
Bir Diş Hekimi dostumuz şöyle dediler "Kıyamet günü en son hakkını helal etmeyenler sorgulanacak" (Beklemek istermisiniz ?)
Dinde zorlama yoktur diyorlar (!) Dinde Müslümana zorlama vardır. Devletin zorlayacağı durumlar vardır ve kişinin ailesini zorlayacağı yerler vardır.
Dinde kâfiri Müslüman olmaya zorlama yoktur.
İmamlar Kamu Hakkına girmeyin, vak-
__tinde görev yerinizde olun başkasını
__
bırakmayın
Görevli oldukları camiilerde bazen başka işleri sebebiyle yerine başkasını bırakıyorlar. Tatil olduğu zamanda da ge-
lip onun yerine Namaz kıldırıyor. Tatilde kıldırılan namaz teberrü dür birincinin yerine geçmez. Birincisi KAMU HAKKI
YEMEKTİR , KUL HAKKIDIR, gelmediği vaktin parasını almaması gereklidir (ki böyle birşey zordur zira bankaya yatı-
rılıyor paralar). O parayı iade etmelidir (ki böyle bir mekanizma da şu anda gözükmüyor). Hiç kendilerini kandırma-
sınlar bu işin vebali büyüktür. Vaktinde görev yerlerinde hazır bulunsunlar, hiç öyle mantıktan fetva falan vermesinler.
Faiz yiyenin şahitliği kabul edilmez ! Faize bulaşmış yada bulaşmamış olanlar dikkat ! ... Dinlemek için tıkla
Hasta gayrimüslim komşuyu ziyaret Hasta olan gayrimüslim komşu ziyaret edilebilir ... Dinlemek için tıkla
Çalgı sesi dinlemek masiyettir Çalgı sesi dinlemek masiyettir... Dinlemek için tıkla
Çalgı meclisinde oturmak fasıklıktır Çalgı meclisinde oturmak fasıklıktır... Dinlemek için tıkla
İnternette resimleri yayınlamayınız ! Hocaların dahi internet sitelerinde RESİMLERİ yayınlanabiliyor. Hocalar İSLÂM Ahkâmını unutmuş yada bilmiyor-
lar mı ? ; CANLI RESMİ CAİZ DEĞİLDİR !

Nurul İzahda Haram ile ilgili açıklamalara bakınız ; "Yapan Azaba müstehak olur" geçmektedir. Resimlerinizi yayın-
lamayınız ,"ama Hoca yayınlıyor" kelimesi mazeret değildir. Hoca yapıyor diye haram olan bişey helâl olmaz !
İnsan hakları ne demek ? İnsan hakları ne demektir ?... Dinlemek için tıkla
Saç ektirmek kaynak yaptırmak Saç ektirmek kaynak yaptırmak caiz mi ? ... Dinlemek için tıkla
Müslümanlar gevşekliği bırakalım Müslümanlar gevşekliği bırakalım... Dinlemek için tıkla
Hz İsa Aleyhisselâm gelecek Hz İsa Aleyhisselâm gelecek kaydını... Dinlemek için tıkla
Hz Mehdi Aleyhisselâmı mı bekliyorsun ? Hz Mehdi Aleyhisselâm'ımı bekliyorsun ?... Dinlemek için tıkla
Cehennemliklerin zincirleri Cehennemliklerin zincirleri kaydını Dinlemek için tıkla
Günahını kimseye söyleme Günahına kimseyi şahit gösterme Dinlemek için tıkla
Hocanın verdiği zarar Hocanın verdiği zararı kimse veremez denmektedir Dinlemek için tıkla
Her işte bir hayır vardır

Bir hikaye - hikaye ama ders alınabilir :
Ülkenin birinde hüküm süren bir kral varmış. Bu kral, çocukluğundan beri arkadaş olduğu, birlikte büyüdüğü
bir dostu varmış. Bu dostunu hiç yanından ayırmaz, nereye gitse onu da yanında götürürmüş.

Kralın bu arkadaşının değişik bir huyu varmış. İster kendi başına veya başkasının başına gelsin, ister iyi, ister
kötü olsun, her olay karşısında hep aynı şeyi söylermiş.

” Bunda da bir hayır vardır! ”

Bir gün kral bir av partisi düzenlemiş tabi ki arkadaşını da yanına almış. Kralın arkadaşı tüfekleri dolduruyor,
krala veriyor, kral da ateş ediyormuş. Kral ateş ederken tüfeğin biri geriye doğru patladı ve kralın baş parmağı
koptu.

Durumu gören arkadaşı her zamanki sözünü söyledi.

” Bunda da bir hayır var!”

Acı içinde kıvrana kral öfkeyle bağırdı: ” Bunda hayır mayır yok! Görmüyor musun parmağım koptu?” Sonrada
arkadaşını tüfeği yanlış doldurduğuna hükmederek hapse attırdı.

Yine bir gün kral avlanırken yanlışlıkla uzak bir bölge de insan eti yiyen bir kabilenin topraklarına girdi. Yamyamlar
onu ele geçirip köylerine götürdüler. Ellerini ayaklarını bağlayarak köyün ortasına yığdıkları odun kümesinin içinde-
ki direğe bağladılar.

Tam odunları tutuşturacakları sırada kralın baş parmağının olmadığını fark ettiler. Herhangi bir uzvu eksik insanı
yemenin uğursuzluk getireceği gibi bir inancı olan kabile kralı serbest bıraktı, kralın adamlarını ise kızartıp yediler.

Kurtuluşunun kopuk parmağı sayesinde olduğunu anlayan kral saraya dönünce onca yıllık arkadaşını serbest bıra-
kıp yaptığından pişman olduğunu ve başından geçenleri bir bir anlattı.

” Haklıymışsın!” dedi. ” Parmağımın kopmasında gerçekten de hayır varmış. Bu yüzden, seni bu kadar uzun süre
hapiste tuttuğum için özür dilerim. Yaptığım çok haksız ve kötüydü.”

” Hayır ” diye karşılık verdi arkadaşı. ” Bunda da bir hayır vardı.”

” Ne diyorsun?” diye bağırdı kral. ” Bir arkadaşımı haksız bir yere bir yıl boyunca zindanda tutmamın neresinde
hayır olabilir.”

” Düşünsene dedi arkadaşı, ben zindanda olmasaydım, seninle birlikte avda olurdum, değil mi? Dolayısıyla o yam-
yamlar beni de yakalayacaklardı. Sonrasını düşünsene.” diye cevapladı.